* Teyzelerden çekinirim. Teyze bu, ne yapacağı belli olmaz. Her şey beklenir teyzelerden. Yeri gelir börek yapar, yeri gelir seni çekiştirir. Daha demin börek yiyordum, niye çekiştiriyosun beni ya?
* Konya ilimizin maskotu olan “Un” da çok garip bişi aslında. Meyve değil, sebze değil. Garip bir şey. Ben galiba undan da çekiniyorum.
* Ben yemeği sevmem, yemek de beni. Birbirimize karşı dokunulmazlık anlaşmamız var.
* Doğum günüm olan 5 temmuz yılın en kötü günüdür. Evrenin böyle bir kaidesi var.
* Çok garip bir şekilde neredeyse 3 haftadır hiç oyun oynamıyorum. İnternette online oynadığım 3 oyunu da bıraktım. Bilgisayar oyunu da oynamıyorum. Canım istemiyor. Keyifsiz de değilim. Anlamadım, yaşlanıyor muyum acaba? Oyun oynamak için kendimi zorluyorum. Yok. Canım istemiyor.
* İşim gereği insanlara karşı ukala olmam gerekiyor. Hatta işler planladığım gibi giderse, gelecekte daha ukala ve sinir bir poz takınmam gerekecek. Çok rahatsızım. Nefret ederim ukala insanlardan. En nihayetinde hepimiz insanız. Çalışma hayatı (benim gördüğüm) başkalarını ezme ve sindirme üzerine kurulmuş. Of ulan hayat! Senin yüzünden bütün tadım kaçtı işte.
* Bundan bir sonraki post tamamen uydurma olacak. Şimdiden söyliyeyim.
* En sevdiğim quote: “Amanın inciklerim, bir kız olsa cimciklerim” Annanem. (incik:eklem) (Romatizması var kadının, ne yapsın)
5 temmuz dünya ile güneş arasındaki mesafenin en büyük olduğu gündür.
aha! kesin bu yüzden. Ben biliyorum o günün bi olayı olduğunu ya.
ya sana söyledikten sonra araştırdım teyid edemedim bu bilgiyi. ama bundan 7-8 sene önceki bir 5 temmuz için bu bilgi doğrudur söyleyeyim.