Aha bu adreste:
EVERFEVER.BLOGSPOT.COM
Aha bu adreste:
EVERFEVER.BLOGSPOT.COM
Bilmem edecek miyim acaba. Ederim heralde be.. Niye etmeyeyim, güzel bişi blogculuk oynamak. Muhtemelen burası böyle kalır, artık şuradayım diye bir link veririm ve Blogspot’a geçerim. Arkasında kapı gibi Google var. Hiç bişi olmaz valla bana orda.
Bu süre zarfında Blogspot nasıl kullanılır biri bana öğretebilirse müteşekkir olurum. Mesela Blogroll linkleri nasıl veriliyor, müzik ve video nasıl ekleniyor, bunları bilmek isterim. Blogspot’a geçersem daha da aktif olucam. Söz.
Neyse kafam dağınık şu aralar, bayram bir bitsin. 3 gün boyunca FRP oynamanın verdiği rahatlıkla hafifleyeyim. Yeni yeri açarım.
İlk gittiğim modern sanat sergisi sanırım Bedri Baykam’ın bir sergisiydi. 90lı yıllarda okulumuz zorla götürmüştü hepimizi, genç dimağlar sergi görsün, sofistike ve rafine olsun diye. Resim sanatı konusundaki önyargılarımız yıkılacağına, duvarlarımıza duvarlar eklendi. Adam Atatürk portrelerinin fotokopisini çekmiş, üzerlerine boya atmış. O gün sanatçının kendisi sergide olsaydı bizim gruptan en az 10 kişi hiç utanmadan direk suratına küfrederdi. O derece kötü yani.
Elbette ben zaman içinde modern resim sanatının ve sergilerinin ne kadar tırt olduğunu unutmuşum. Bir arkadaşım çağırdı, sevgilisinin sergisi varmış. Ben de sanatın ve sanatçının dostu olan bir insan olarak “tamam baba, gelirim” dedim. Ancak bunca zaman içinde modern sanat, resim ve heykel üzerindeki hegemonyasını genişletmiş, video art, dekorasyon ve “hareketli zımbırtılar”ı da içine almıştı. Şimdi burada sergide bulunan eserleri anlatıp ne keyfinizi kaçırmak, ne de o cehennemi geceyi kendime hatırlatmak istiyorum. Sergideki en aklı başında, ipe sapa gelir eser bir adet şişme kadındı; varın gerisini siz hesab edin. (Tuvalette yazan “mal mısın?” yazısı da mansiyon ödülü aldı benden)
Hayır bir de sergi çok bir şeymiş gibi sanat ve kültür dünyamızın kokteyl meraklısı gavurları ve tırtları da doluşmuştu sergiye. Eserlere bakıp “Allahım, sanatı sokağa taşırmadığın için sana şükürler olsun” şeklinde dua ediyordum. “Yontulmamış odun da olsa, sanat teranesine aklını kaybetmiş de olsa, insandır en nihayetinde, kalp kırmamak lazım. Hem davet edildim buraya ayıp olur olay çıkarırsam” diye ağzımı açıp tek kelime etmedim. Ağzımı açsam biliyorum küfredicem, ben de sustum. Ama var ya, bu kadar kötüsünü de görmemiştim. Neydi o yaa? Oyyy!
Arkadaşın sevgilisini bırakıp sergiden ayrıldıktan sonra arkadaşım serginin nasıl olduğunu sordu. “Glorified toilet paper” dedim geçtim.
panik atak, venting kategorisinde yayınlandı | 9 Yorum »
Aile, iş, arkadaş vs. sorunları dolu bir hafta geçirdim. Her işin tepeme tepeme bindiğine mi yanayım, yörüngemin allak bullak olmasına mı? Zaten 2-3 gündür biraz hastaydım. Anlayacağınız hiç keyfim yoktu. (Rüyamda da, hiç görmek istemediğim, geçmişin tozlu sayfalarında kalmış birisi ile pazarda alışveriş yapıyor olduğumu görünce “hah!” dedim, “bir bu eksikti”. Bana salata hazırlayacakmış, derdi buymuş. Hadi bana salata hazırlayacaksın, niye roka almıyorsun? Niye “roka olmaz” diye diretiyorsun?)
Hiç bir şey yaptığım yok. Huzur arıyorum. Telaşa mahal yok, sırıtmaya devam ediyorum.
garip kategorisinde yayınlandı | 11 Yorum »
Senin sevdiğin şarkıları dinleyip, yörüngemi şaşırıyorum.
- WordPress’e “yassah” koyulması, tarafımdan tembellik için bir bahane olarak algılanmıştır. Kaç gündür bişi yazmıyorum. Oh, ne rahat valla ya. Keşke WordPress sürekli “yassah” olsa.
- Dövmeciler ve Piercingciler Esnaf ve Sanatkarları Odası Başkanı olsam hiç tereddüt etmeden Müftülüğe, Diyanete her yere rüşvet verir, tehdit eder, ne yapar ne eder “dövme deri altıdır, cenabet gezmezsiniz. Kim uyduruyo böyle hurafeleri canım? Gidin boydan boya dövme yaptırın.” diye fetva çıkartırdım. İlk 1 ayda yıllık ciro çıkmazsa ben bişi bilmiyorum.
- Şu sağ taraftaki kategori olayı beni kasıyor. İmajinatif kategoriler bulayım, sırf kategorilerimle insanları güldüreyim diyorum; yok, olmuyor. Kategori özürlüyüm ben. Hayır, bana göre yazdığım şeylerin hepsi “yazı” kategorisi içinde hep birlikte değerlendirilebilir. “Sayıklama” da olabilir.
- Adnan Hoca, sen çok pis bir insansın.
- Jacques De Molay kral adamdır. Kimse beni ondan soğutamaz.
- Hormon dediğin testesteron gibi olur. Hormon da adam işidir zaten. (Uğur Işıldağa selamlar)
- Bir gün asker olursam (Allah gecinden versin) bütün sevdiklerim için Kral FM’den “Allah rızası için 3 dakka yayın yapmayın”ı isteyecem.
- Türkçe’ye uyarlanmış ingilizce kelimeler süper. İngilizce kelimeleri açıklamak artık çok kolay oldu. Adaptation:adaptasyon; flexibility:fleksibilite; corresponding:korespondin; libidinous:labunya. Anlamını bilmediğin bir kelime mi var? Daya gitsin türkçe okunuşunu. Oh be.
- Bizlere yepyeni komplo teorileri ürettiren WordPress yasağına selam olsun.
- Benden selam olsun, TTNeT Beyineeee…
garip, panik atak, prank kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum »